OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNDA BESLENMENİN ÖNEMİ
Otizmli çocuklar için eğitim ne kadar önemliyse beslenme de bir o kadar önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Otizmli çocuklarda beslenme problemi oldukça yaygındır. Anormal beslenme alışkanlıkları, çiğneme güçlüğü, besinleri dokusuna, kokusuna ve rengine göre reddetme sık görülmektedir. Yemek seçme davranışı özellikle büyüme çağındaki çocukları olumsuz etkileyerek kronik sorunlara neden olmaktadır.
Otizm semptomlarını hafifletmeyi hedefleyen birçok diyet yaklaşımı vardır. Glutensiz- kazeinsiz diyet, ketojenik diyet, özel karbonhidrat diyeti, candida vücut ekolojisi diyeti, otizmli çocuklarda uygulanabilecek diyetlere örnek olarak verilebilir. Adı geçen diyet programlarında temel olarak aşağıda bahsedilecek olan hususlara dikkat edilmektedir.
Sindirim sistemi vücudun en önemli yapı taşıdır. “İkinci beyin” olarak adlandırılan bağırsaklar, sindirimin en önemli parçasıdır ve bağırsaklarda gelişen sorunlar yaşamımızı önemli ölçüde etkiler. Geçirgen Bağırsak Sendromuna, sindirim sorunlarından biri olmakla birlikte otizmli bireylerde sık rastlanmaktadır. Bağırsağın geçirgenliği bozulduğunda besinler iyi sindirilemez, bu nedenle bakteriler kana karışır ve burada bakteri üretimini kontrol altına alabilmek için kompleks karbonhidratlar (tahıl, ekmek, baklagiller) az tüketilmeli, basit karbonhidratlar (işlenmiş tatlılar, şekerli içecekler vs.) hiç tüketilmemelidir. Böylelikle bağırsağın iç yapısı düzenlenebilir. Bağırsaktaki bakterilerin kontrol altına alınması için ev yapımı yoğurt ve probiyotiklerin tüketimi oldukça önemlidir. Ayrıca otizmli çocuklarda vitamin ve mineral eksikliği ile sık karşılaşılmaktadır. Bu noktada vitamin ve mineral açısından zengin besinlerin tüketimi ve takviye alımı da oldukça önemlidir.
Otizmli çocuklar işlenmiş gıdalardan ve şekerden kesinlikle uzak durmalıdır. Çünkü bu besinler otizmli çocuklar tarafından tüketildiğinde vücutlarında “Candida Mantarı” oluşabilir ve şeker tüketilmeye devam edildiğinde çocukta narkoz etkisi yaratabilir. Konsantrasyon bozukluğu, saldırganlık, yorgunluk, depresif hissetme, uyku hali bu durumun sonuçlarındandır.
Otizmi tedavi eden belirli bir diyet müdahalesi yoktur, fakat araştırmalar neticesinde yukarıda bahsedilen hususlara dikkat edildiğinde otizm semptomlarının hafiflediği, dikkat edilmediğinde ise (şeker, katkı maddeleri, sindirilmesi zor yiyeceklerin tüketilmesi) semptomların ağırlaştığı görülmüştür.
Otizmli çocuğun yeterli ve dengeli beslenmesi oldukça önemlidir, fakat yukarıda da bahsedildiği gibi aileler çocuklarının sağlıklı beslenme alışkanlığı edinebilme noktasında birçok zorluk yaşamaktadır. (Yiyecek seçiciliği, yiyecek reddetme vb.). Kurumumuzda ailelere bu noktada çocuklarına nasıl yaklaşması gerektiğine dair eğitim ve psikolojik destek, alanında uzman kişiler tarafından verilmektedir.
Kaynaklar
Önal, S., Uçar, A., Otizm Spektrum Bozukluğu Tedavisinde Beslenme Yaklaşımları, Ankara Sağlık Bilimleri Dergisi, 2017 (1-2-3), syf:179-194
Aktitiz, S., Yalçın, E., Göktaş, Z., Otizm Spektrum Bozuklukları Tedavisinde Beslenme Yaklaşımları, Sağlık Akademesi Kastamonu, 2019, 4(2): 127-143
Meral, B.F., Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklarda Beslenme Problemleri ve Bilimsel Dayanaklı Davranışsal Müdahaleler, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 2017, 18-3,No:493-508
Gürsoy, G., Andaç Özgür, S., Otizm Spektrum Bozukluklarında Beslenme Yaklaşımı, Aydınlık Sağlık Dergisi, 2019, sayı:2, syf:111- 119
http://www.iremyilmazer.net/blog/aile-terapisi/otizm-ve-beslenme